FIFA World Cup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FIFA World Cup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2010 Pazartesi

Hakem Skandalları


Dünya Kupası bu sene gayet sıkıcı başlamıştı.Zevksiz futbol birçok kişiyi canından bezdirdi ama futbolseverler bırakmadı bu oyunu.Gün geçtikçe güzelleşti hatta son birkaç gün,en güzel zamanlarını yaşıyordu.Düne kadar.

Almanya-İngiltere maçındayız.Almanya 2-0 öne geçmiş,İngilizler son sürat bastırıyor.Upson'un golüyle ateşlendi maç.Daha sonra İngiltere'nin bariz bir golü sayılmadı.Top bariz bir şekilde içerdeydi,ama gol verilmedi ve maçtan zevk almamaya başladım.Tamam Almanya güzel oyunlar izlenilebilir kıldı maçı fakat hep aklımda "o gol verilseydi maç nolur acaba?" diye bir soru vardı.Belki de çok çekişmeli bir 2.tur karşılaşmasından olduk.Birçok kişi "66'nın İntikamı" dese de,zevk almadıkta sonra başlarım böyle intikama.

Gelelim diğer maça,Arjantin-Meksika maçına.O maç için çok umutluydum.Arjantin kupa başladığından beri şov yapıyordu rakiplerine hücum hattıyla.Yavaş savunması,hızlı bir hücum hattına sahip olan Meksika'ya karşı ne yapacaktı çok merak ediyordum.Maç güzel başladı.Daha sonra o gol.Messi'nin ara pasına ayağının ucuyla dokunabilen Tevez,daha sonra Meksika'nın Ömer Çatkıç'a benzeyen kalecisi Perez'e çarpan top Messi'nin ayağına gelir.Messi aşırtma bir vuruş yapar ve o sırada ofsaytın tanımı olabilecek pozisyonda bulunan Tevez,topu tamamlar.Bunun üzerine Meksikalılar ayaklanır ve yardımcıya doğru koşarlar.Orta hakem dev ekrandan pozisyonu görür ve yardımcısıyla durumu tartışır fakat sonuç değişmez,Arjantin 1-0 öndedir artık.Bu  olaydan sonra Meksika artık bezmiştir oyundan ve maç sıkıcı bir hale gelir.Arjantin ise kişisel şovuna dönüştürmüştür olayı.

2 maç,çok harika olabilecekken hakemler yüzünden ne hallere düştü.Masa hakemi uygulamasına destek verenler arasındayım artık.Güzelim kupayı ne duruma soktu hakem hataları.Futbolu yöneten kişiler olması gerekirken,futbolu katlettiler adeta.Umarım bir sonraki maçlara yansımaz bu skandallar.

21 Haziran 2010 Pazartesi

Fransa Milli Futbol Takımı

sene 2006, takımın 10 numarası; zinedine zidane.
sene 2010, takımın 10 numarası kim? sidney govou.

bu bile herşeyi özetlemekte.


boorphy / uludağsözlük 

Brezilya 3-1 Fildişi Sahili

Dünya Kupası'nın en büyük favorisi hep Brezilya olmuştur benim için.Bu sempatinin en büyük sebebi de Ronaldo'dur.O ayrı bir yazı konusu olsun biz geçelim Fildişi maçına.

Aslında Fildişi'nden daha etkili bir oyun bekliyordum.Hatta puan çıkarma ihtimali de yüksekti benim için.Ama içimde de ukte kalmıştı.Kuzey Kore'ye fark atamayan Brezilya'dan şov bekliyordum ve kısmen bu şovu yaptılar bu maçta.Fabiano'nun elle kontrolü ve Keita'nın Rivaldo'dan bayrağı teslim alması dışında güzel bir maçtı.Maç içinde üstün taraf Brezilya idi.İyi paslarla geldiler,golü atıp gittiler.Elano kupaya çok iyi başladı diyorduk,nazarımız değdi.Umarım uzun değildir sakatlığı.Brezilya bu galibiyet ile 2. turu garantiledi.Kaka bir sonraki maç dinlenir herhalde.Portekiz gruptan çıkmak için puan arayacaktır.Eğer yenilirlerse Kuzey Kore ile averaj için oynayacak Portekiz ve Fildişi.Ölüm grubu adına yakışır maçlar çıkartıyor.Biraz da Ronaldo'yu görsek,hiç fena olmaz.
BREZİLYA: 3 - FİLDİŞİ SAHİLİ: 1
        
Stat: Soccer City
Hakemler: Stephane Lannoy (Fransa), Eric Dansault (Fransa), Laurent Ugo (Fransa)
Brezilya: Julio Cesar, Maicon, Lucio, Juan, Michel Bastos, Felipe Melo, Gilberto Silva, Elano (Dk. 67 Dani Alves), Kaka, Robinho (Dk. 90 3 Ramires), Luis Fabiano
Fildişi Sahili: Boubacar Barry, Emmanuel Eboue (Dk 72 Romaric), Kolo Toure, Guy Demel, Siaka Tiene, Didier Zokora, Yaya Toure, Cheik Tiote, Salomon Kalou (Dk. 68 Abdulkader Keita), Didier Drogba, Aruna Dindane (Dk. 54 Gervinho)
Goller: Dk. 25 ve Dk. 51 Luis Fabiano, Dk. 62 Elano (Brezilya), Dk. 79 Drogba (Fildişi Sahili)
Sarı kartlar: Dk. 31 Tiene, Dk. 75 Keita, Dk. 86 Tiote (Fildişi Sahili), Dk. 85 Kaka (Brezilya)
Kırmızı kart: Dk. 88 Kaka (2. sarı karttan)

19 Haziran 2010 Cumartesi

RMC On Air

27 Haziran'dan sonra yazmaya tekrardan başlayacaktım ama LYS-1'den yeni çıktım ve canım sıkılyor.Bilgisayarım'ı HP servise vermenin gafleti içinde başka bir bilgisayardan yazıyorum.Artık önümde tek sınav kaldı,onuda atlatıp bütün senenin acısını çıkarmak istiyorum.İstemeden yine ders muhabbeti açtım,konuyu değiştireyim.

Dünya Kupası gibi önemli bir organizasyon var fakat önce Beşiktaş'tan başlamak istiyorum.Kulüp,tarihinin en önemli transferini yapmış,ve dahasını da yapacak gibi görünüyor.Quaresma Türkiye'ye gelen en iyi yabancı değil bana göre(Hagi,Carlos vs.) ama Türkiye'ye yapılan en büyük transferdir.Henüz miladı dolmamış bir oyuncudur her ne kadar İtalya'da yılın bidonu seçilse de.27 yaşında ve tekrardan çıkış yakalamak istiyor.Önünde UEFA Avrupa Ligi var ve takımın başında da Bernd Schuster gibi bir isim var.Takımda bana en çok güven veren isim de Schuster zaten.Büyük bir isim ve büyük isimlerle çalışmayı,onları disipline etmeyi iyi biliyor nam-ı diğer "Sarı Melek ".Robinho ve Guti, basında çıkan diğer isimler.2'side gelse diğeri için " o neden gelmedi ya" demem.Robinho gelse daha iyi olur hem yaşı hemde gole daha dönük olması açısından.Artık ilerleyen günlerde göreceğiz gelişmeleri.A! Bu arada Hilbert'i de unutmamak lazım.Ernst gibi bir transfermiş gibi geliyor bana.Pek tanımadığım için yorum yapamayacağım o yüzden faydalı olmasını umduğum bir oyuncu.

Real Madrid'e de bakmak lazım.Mourinho ile seneye uçacaklarını düşünüyorum.Birkaç transfer de gerekli tabi.Jose savunmaya takviye yapacak gibi.Di Maria ile de anlaşıldığını duydum.İyi transfer.Şimdilik kısaca yazdım.İlerleyen günlerde daha kapsamlı haberler gelir.

Dünya Kupası'na gelisek; ilk maçlar itibariyle berbat bir kupa görünümü verdi.Vuvuzela ve Ömer Üründül'de eklenince birçok maçtan hayal kırıklığı ile ayrıldm.2. maçlarda kupa umut verdi.Süpriz sonuçları severim.Ömer abimizin de dediği gibi " Futbol enteresan bir oyun.".Ve ben bu enteresan oyunun sürpriz sonuçlarını seviyorum.Kupanın ilerleyen dönemde daha heyecanlı olmasını diliyorum.Kimi mi destekliyorum?Brezilya tabi ki.

Futbol dışında hayatım da fena gitmiyor.Bilgisayarım olsa FM oynuyor falan olurdum herhalde şuan.Uludağ sözlükte "raulmadrid" nickiyle yazarlık,hayatımda bir başka aktivite.Zaten nicki görünce tanırsınız :).Ha birde bu formspring olayı var.Şurayı takip ederseniz koridorun sonunda sorularınızı sorabilirsiniz.Bundan sonra yazmaya devam,"RMC On Air " diyebiliriz.

19 Mayıs 2009 Salı

2010 Müzikleri Akon'dan


2010 Dünya Kupası müziklerini Senegal asıllı şarkıcı Akon yapıcak.İyi birşeyler bekliyorum Akon'dan.Eminem ile feati güzeldi.

1 Nisan 2009 Çarşamba

Türkiye 1-2 İspanya


Oysa herşey ne güzel başlamıştı.Tv'deki reklamlar taraftar coşkusu....Herkes istiyordu 30 maçtır yenilmeyen İspanyayı yenmeyi.İlk gölü atınca baya da umutlandık.Sonra arka arkaya pozisyonlar geldi.Tamam dedik.Bu maçta daha gol olur.Oldu da....2 kötü gol yedik ve 2010 umutları tükenmeye başladı.

Maçın sorumlusu ne İbrahim Üzülmez ne de Hakan Baltadır.Tek sorumlu Fatih Terim.Egolarını tatmin etmek için kadroya almadığı İbrahim Toroman'ın eksikliğini hissettik maçta.Oysa ki koysaydı göbeğe Toroman'ı sola Hakan'ı herşey farklı olabilirdi.Beşiktaşta bile jubile yapması için gözünün içine bakılan İbrahim Üzülmez'in milli takımda işi neydi?Yada yedeklerde o kadar forvetin işi neydi?Neden bir Mehmet Topuz yok milli takımda.Arda'yı neden oyundan çıkardı?Birçok soru var cevaplanmayı bekleyen...

Gelelim stada.Avrupa'da Türkiyenin en büyük atmosferli stadı diye adlandırıldı Ali Samiyen.Bundan sonra Avrupada Türkler futbolu sevmiyor diye haberler duyarsanız şaşırmayın.İspanya maçı halısahada oynarmışcasına rahattı.Ne bağıran var arada sadece "Arda Turan holeey" seslerini duyduk.Ufak ufak ıslıklamalar.Ayrıca İspanya milli marşı söylenirken ıslıklamak,bizi onların seviyesine düşürdü.Keza aynı şeyi onlarda bize yapmışlardı ama biz bu maçta büyüklüğümüzü göstermedik.

Velhasıl kelam,2010 umutlarımız tükeniyor.Puan farkı 4 oldu.Kapatması gerçekten çok zor olacak.Belkide kapanmayacak ve Avrupa 3.sü(!) milli takımımız bir Dünya kupasından daha mahrum kalacak.
TÜRKİYE-İSPANYA: 1-2
Hakemler:
Mike Riley, Philip Sharp, Peter Kirkup
TÜRKİYE: Volkan, Gökhan Gönül, Hakan, Emre Aşık, İbrahim, Tuncay, Aurelio, Emre Belözoğlu, Arda (88 Nuri), Semih (81 Sabri), Nihat (77 Batuhan)
İSPANYA: Casillas, Ramos, Pique, Marchena, Capdevila, Silva (74 Busquets), Xavi, Xabi Alonso, Senna (67 Cazorla), Riera, Torres (85 Güiza)
Goller: Semih (26); Xabi Alonso (63, pen), Riera (90+2)
Sarı Kartlar: İbrahim, Emre Aşık, Semih, Emre Belözoğlu; Xavi, Ramos

21 Mart 2009 Cumartesi

Dünya Kupası #1

1930 FIFA Dünya Kupası
Teams: 13
When: 13 July 1930 to 30 July 1930
Final: 30 July 1930
Matches: 18
Goals: 70 (average 3.9 per match)
Attendance: 434500 (average 24138)
Winner: Uruguay
Runners-Up: Argentina
Third: USA
Fourth: Yugoslavia
Golden Shoe: Guillermo STABILE (ARG)
Uruguay 4-2 Argentina
FIFA Başkanı Jules Rimet kupayı Uruguay Futbol Federasyonu Başkanı
Dr. Raul Jude'a verirken.